Beyin Gücü iletisim bilgileri

İletişim Bilgileri :
Beyin Gücü Dergisi

Osmanlı Sokak Alara Han No:11/B
Beyoğlu Taksim - İSTANBUL
Tel : 0212 252 80 05 pbx
Fax: 0212 243 62 36

editor@gmail.com
www.beyingucudergisi.com

Beyin Gucu Dergisi Künyesi

BEYİN GÜCÜ DERGİSİ Künyesi

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:

İbrahim Özbay

Genel Yayın Yönetmeni:
Z. Müge Kasaroğlu & Bülent Şenyürek

Yayın Editörü:
Selman Aslan


Editörler: Ö. Faruk Reca, Abdüllatif Erdoğan, Niyazi Fırat Eres, Bilal Özbay, Cemal Kondu, Veysel Yıldırım
Yayın Danışmanı: Adem Özbay

Görsel Yönetmen : Gökhan Koç
Grafik&Tasarım: Özkan Böle
Halkla İlişkiler: Zeynep Özkan

İletişim Adresi:
Osmanlı Sok. Alara Han No: 11/B Taksim - İstanbul
Tel: 0212 243 61 84
Fax: 0212 243 62 36

Basım: Milsan Basım Sanayi A.Ş.
Cemal Ulusoy Cad. Milsan Çıkmazı No:38/A Bahçelievler/ İSTANBUL Tel: 0212 471 71 50
Genel Yapım: Endülüjans İçerik Üretim Ajansı-2008
Genel Dağıtım: Merkez Dağıtım

Gıcık Bulmaca Hazırlık:
www.bulmaca.biz
Bulmaca Sonuçları açıklama sitesi:
www.kazaniyoruz.net

2. Sayımız Gazete Bayilerinde

Beyin Gücü Dergisi İkinci Sayısı Gazete Bayilerinde

Bilgelik bilmek değil, sahip olunan bilgiyi kullanabilmektir.

Her insan bildiğini uygulayabildiği ölçüde bir bilgedir. Sadece bilgiyi edinmek ve onu kullanmamak, bildiğinin ölçüsünde bunu davranışa dökmemek sadece bilgi hamallığıdır. İnsanın bildiğiyle hareket etmesi ve bunu davranışlarına yansıtması ise bilgelik yolunda bir ilerlemedir.

Nasrettin Hoca'nın hutbesi bilgeleşmenin yolunu göstermektedir.
Nasrettin Hoca, kişiliği, olaylara bakışı, yorumlayışı ve nükteli söylemleriyle bir halk bilgesidir. Fıkraları, özlü ve hikmetli sözleriyle güzel bir örnektir.
Hoca bir gün Cuma hutbesini okumak üzere minbere çıkar,
"Ey cemaat! Size ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?" der.
Cemaat: "Bilmiyoruz!" der. Hoca: "Bilmediğiniz bir şeyi ben size söyleyemem!" der ve minberden iner.
Ertesi Cuma Hoca yine minbere çıkar ve sorar: "Ey cemaat! Size ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?"
Cemaat: "Biliyoruz!" der. Hoca: "Madem biliyorsunuz, tekrar söylememe gerek yok!" der ve minberden iner.
Bir sonraki Cuma hutbesinde ise yine aynı soruyu sorar Hoca cemaate�
Bu defa cemaat: "Biliyoruz!" der. Bunun üzerine Hoca: "Bilenler bilmeyenlere anlatsın!" der ve minberden iner.
Böylece Nasrettin Hoca, Doğu hikmetinin bilgi ve bilgelik konusundaki yaklaşımının zenginliğini açıkça ortaya koyar.

Birinci hutbesinde, bilmeyene ve bilmeye hazır olmayana bir şeylerin öğretilemeyeceğine vurgu yapar. Bilgiyi öğrenmek için kişinin kendini hazırlaması gerekir.

İkinci hutbesinde, hiçbir bilgiye önyargılı yaklaşılmaması gerektiğine vurgu yapar. Çünkü her bilgi yeni bir açılım ve yeni bir ilerleme fırsatıdır. Bilmediği halde bildiğini söyleyen kişiye bir şey öğretilemez.

Üçüncü hutbesinde ise, bilginin içeriğine, gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan ve sayılmayan yönüne vurgu yapar.

Hocanın vermek istediği ders ise şudur: Size bildiğiniz şeyleri anlatmak ve öğretmek istemiyorum. Ancak bilmediklerinizi öğrenebilmek için bilgiye aç ve açık olunmalıdır. Paylaşılmayan ve kullanılmayan bilgi, sahibine yüktür. Bu sebeple, bilenin bilmeyene öğretmesi gerekir. Bileni de dışınızda değil, kendi içinizde aramalısınız.

Niyazi F. ERES

Beyin Gücü Dergisi 1. Sayısı Bayilerde

Beyin Gücü Dergisi; Kişisel Gelişim, Eğitim, Yabancı Dil Öğrenimi dergisi Beyin Gücü' nün ilk sayısı gazete bayilerinde.

Dopdolu içeriği ile Beyin Gücü Dergisi'nin giriş yazısı şöyle:
Yaşam kalitesi beyinde ve düşüncede başlar

İnsan beyni, bir sitemin ulaşabileceği en üst seviyedir. Yetişkin bir insanın beyni yaklaşık olarak erkeklerde 1.350 kilogram, bayanlarda ise yaklaşık olarak 1.250 kilogram ağırlığı ile diğer birçok organa oranla ağırdır. Beynin büyüklüğü zekâ hakkında kesin olarak bilgi vermez. Zekânın; beynin ağırlığının yanı sıra nöronların türüne, beyin yüzeyindeki girinti çıkıntıların fazlalığına, beynin omuriliğe oranına ve nöronların miktarına bağlı olduğu düşünülmektedir.

Karmaşık bir yapısı olan beyin, tahminen 100 milyar kadar hücreye (nöron) sahiptir. Fakat her bir nöronun, kendisine destek hizmeti gören "glia" adı verilen çok daha küçük hücrelerden meydana gelen bir grup içine gömülü olduğunun keşfedildiği düşünülürse, bu sayı oldukça küçük kalır.
Düşünce kalitemizin artması için beynimizi ve düşünce şeklimizi iyi tanımalıyız. Bu gerçekleştiğinde, doğrudan yaşam kalitemize de etki edecektir. Yaşam performansı artacak, bu da düşüncemizin kalitesiyle doğru orantılı olacaktır.

Birçok kişi beynin çalışma sistematiğini bilmediği için gerek kendi düşüncelerine, gerekse sorumlusu olduğu kişilerin düşüncelerine yön veremez. "Düşünmek" ya da "düşünün" demek ne demektir? "Düşünün" derken ne anlatıldığı, ne kastedildiği belirsizlik içinde kalıyor.

Düşünce, çeşitli içsel resimler, içsel sesler ve içsel hislerin bir araya gelmesinden oluşan bir olgusal harekettir. Beyin ise ancak kendisine gönderilen direkt uyarılarla hareket eder. Beyne giden ileti ne tür ise davranış da o türün bir uzantısı olarak meydana çıkar. Dolayısıyla, beynin bir şekilde yönlendirilmeye ihtiyacı vardır.

Dergimizin ilk sayısıyla size merhaba derken Emerson'un düşünce üzerine bir sözüyle size keyifli bir okuma diliyorum:

"Düşünceler iyi ve cesur olanların beyinlerinde, kollarında gelişmelidir; yoksa rüya olmaktan ileri gidemezler." Niyazi F. ERES

Credits