Beyin Gücü Dergisi İkinci Sayısı Gazete BayilerindeBilgelik bilmek değil, sahip olunan bilgiyi kullanabilmektir.
Her insan bildiğini uygulayabildiği ölçüde bir bilgedir. Sadece bilgiyi edinmek ve onu kullanmamak, bildiğinin ölçüsünde bunu davranışa dökmemek sadece bilgi hamallığıdır. İnsanın bildiğiyle hareket etmesi ve bunu davranışlarına yansıtması ise bilgelik yolunda bir ilerlemedir.
Nasrettin Hoca'nın hutbesi bilgeleşmenin yolunu göstermektedir.
Nasrettin Hoca, kişiliği, olaylara bakışı, yorumlayışı ve nükteli söylemleriyle bir halk bilgesidir. Fıkraları, özlü ve hikmetli sözleriyle güzel bir örnektir.
Hoca bir gün Cuma hutbesini okumak üzere minbere çıkar,
"Ey cemaat! Size ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?" der.
Cemaat: "Bilmiyoruz!" der. Hoca: "Bilmediğiniz bir şeyi ben size söyleyemem!" der ve minberden iner.
Ertesi Cuma Hoca yine minbere çıkar ve sorar: "Ey cemaat! Size ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?"
Cemaat: "Biliyoruz!" der. Hoca: "Madem biliyorsunuz, tekrar söylememe gerek yok!" der ve minberden iner.
Bir sonraki Cuma hutbesinde ise yine aynı soruyu sorar Hoca cemaate�
Bu defa cemaat: "Biliyoruz!" der. Bunun üzerine Hoca: "Bilenler bilmeyenlere anlatsın!" der ve minberden iner.
Böylece Nasrettin Hoca, Doğu hikmetinin bilgi ve bilgelik konusundaki yaklaşımının zenginliğini açıkça ortaya koyar.
Birinci hutbesinde, bilmeyene ve bilmeye hazır olmayana bir şeylerin öğretilemeyeceğine vurgu yapar. Bilgiyi öğrenmek için kişinin kendini hazırlaması gerekir.
İkinci hutbesinde, hiçbir bilgiye önyargılı yaklaşılmaması gerektiğine vurgu yapar. Çünkü her bilgi yeni bir açılım ve yeni bir ilerleme fırsatıdır. Bilmediği halde bildiğini söyleyen kişiye bir şey öğretilemez.
Üçüncü hutbesinde ise, bilginin içeriğine, gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan ve sayılmayan yönüne vurgu yapar.
Hocanın vermek istediği ders ise şudur: Size bildiğiniz şeyleri anlatmak ve öğretmek istemiyorum. Ancak bilmediklerinizi öğrenebilmek için bilgiye aç ve açık olunmalıdır. Paylaşılmayan ve kullanılmayan bilgi, sahibine yüktür. Bu sebeple, bilenin bilmeyene öğretmesi gerekir. Bileni de dışınızda değil, kendi içinizde aramalısınız.
Niyazi F. ERES
0 Responses to "2. Sayımız Gazete Bayilerinde"
Yorum Gönder